
30 Mart 2010 Salı
19 Mart 2010 Cuma
Duyurular # 1 - Nisan 2009
3 Nisan 2010 - Cumartesi
Konu : Meme Hastaları için Hasta Okulu
Yer : Amerikan Hastanesi A Toplantı Salonu
Saat : 10:00 - 15 :00
7 Nisan 2010 - Çarşamba
Konu : Kendi Kendine Muayene Yöntemleri ve Sağlıklı-Bilinçli Beslenme
Yer : Galatasaray Lisesi - (GS Lisesi Kız Öğrencilerine Yönelik)
Saat : 14:00 - 15:00
14 Nisan 2010 - Çarşamba
Konu : Meme Kanserinde Erken Teşhisin Önemi
Bilinçli ve Sağlıklı Beslenme Teknikleri
Kanser ile Savaşta Psikolojik Destek
Yer : Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi - Beşiktaş Belediyesi'nin katkılarıyla...
Saat : 14:00 - 16:00
Konu : Meme Hastaları için Hasta Okulu
Yer : Amerikan Hastanesi A Toplantı Salonu
Saat : 10:00 - 15 :00
7 Nisan 2010 - Çarşamba
Konu : Kendi Kendine Muayene Yöntemleri ve Sağlıklı-Bilinçli Beslenme
Yer : Galatasaray Lisesi - (GS Lisesi Kız Öğrencilerine Yönelik)
Saat : 14:00 - 15:00
14 Nisan 2010 - Çarşamba
Konu : Meme Kanserinde Erken Teşhisin Önemi
Bilinçli ve Sağlıklı Beslenme Teknikleri
Kanser ile Savaşta Psikolojik Destek
Yer : Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi - Beşiktaş Belediyesi'nin katkılarıyla...
Saat : 14:00 - 16:00
Etiketler:
kendi kendine muayene,
meme ca,
seminer
İkinci Bahar #1 - Son Düdük Çalmadan Maç Bitmez!!!
Hava ve saha koşulları futbol oynamaya elverişli, güneş pırıl pırıl parlamakta tepede. Seyirciler yerlerini almaya başlamış tribünlerde. Yer yer görülen boşluklar ilerleyen dakikalarda dolacak gibi gözüküyor.
Tribünler hareketlenmeye başladı bile, tezahüratlar, şarkılar herşey ve herkes aslında benden yana. “Özlem , Özlem “ sesleri kulaklarımda çınlıyor, çoştukça çoşuyorum. Ayağıma gelen her topu en doğru şekilde kullandığımı düşünerek koşuyorum durmadan. Performansımın iyi olması, en iyi şekilde oynayabilmem için elzem. Maçın yıldızı olmalıyım diyorum kendi kendime. Ne kadar bencilce öyle değil mi?
İşte belki de bu düşünce yüzünden, bu mükemmeliyetçilik tutkum yüzünden birden bire altüst oluyor tüm dengeler. Maçın 34. dakikasında hiç te beklenmedik bir anda, rakip takım yaptığı atak ile öne geçiyor.
Hayatspor: 1- Özlem: 0......
34 yaşında, ilk çocuğumu 9 ay, ikinci çocuğumu 11 ay emzirdikten sonra aile geçmişimde böylesi bir hikaye olmamasına rağmen, 8 Temmuz 2006 tarihinde teşhis konuluyor.
Meme CA......
Teşhis, biyopsi, ameliyat derken her şey beş gün içinde olup bitiyor. Hala inanamıyorum olanlara, etrafımda konuşulanlara, olacağı söylenenlere... Şok içindeyim... Tek yapabildiğim ağlamak, bağıra bağıra, hiç durmamacasına....
Bakamıyorum ne aynaya ne kocamın yüzüne. Utanıyorum, çekiniyorum hatta kendimden nefret ediyorum ama değil mi ki bana ihtiyacı olan dünyalar güzeli iki yavrum ve beni çok sevdiğini her fırsatta dile getiren, tüm bu acılara rağmen ayakta, dimdik duran bir kocam var, yutkunuyorum, alıştırmaya çalışıyorum hem kendimi, hem beynimi, hem de yüreğimi.
Ailelerimizle bir bütün olduk, kenetlendik ve hep birlikte el ele vererek inandık, söz verdik kendimize, birbirimize....
“Bu maçı alacağız başka yolu yok!”
Sıkıntı, üzüntü, umutsuzluk, acı, kabus ile dolu karanlık tünelde, sonunun aydınlık olacağını hayal ederek, inanarak, hissederek, sevgiyle ilerledik. Tutunduk hayata, bağlılığımızı dile getirdik sık sık, kopmadık, bırakmadık kendimizi ve düşüncelerimizi. Doktorlarımıza ve çevremizdeki dostların pozitif enerjilerine inanarak, sağlık ve şifa niyetine kabul ettik verilen her ilacı bünyeye.
Yorulduk, üzüldük, ağladık, durgunlaştık, küstük, yattık, kalktık, bıktık ama bırakmadık maçı, asıldık asılabildiğimiz kadar hayata, sevgiye, inandıklarımıza.
Sonuç mu?
Maç hala devam ediyor ama ben şu an maça yeni başlamış gibiyim, enerjik, hızlı, motivasyonlu.. Durumu eşitledim ya, benden mutlusu yok..
Gözüm skorboardda, aklım tüm varlığım ve tüm bedenimle kalan sürede...
Hayatspor : 1 – Özlem :1
Unutmayın son düdük çalmadan maç asla bitmez..
Umut dolu bir dipnot:
Bundan böyle İkinci Bahar’da hep birlikte olacağız. Umutlarımızı, hayallerimizi konuşup, birlikteliğimizden güç alarak hayata sımsıkı tutunacağız, negatif tüm düşünceleri, kötülükleri, umutsuzluğu geride bırakacağız. Umutla, sevgiyle, inançla ve de sağlıkla ileriye bakacağız daima.
Unutmayın, yalnız değiliz, değilsiniz, birlikteyiz.....
Özlem Aysoy
Tribünler hareketlenmeye başladı bile, tezahüratlar, şarkılar herşey ve herkes aslında benden yana. “Özlem , Özlem “ sesleri kulaklarımda çınlıyor, çoştukça çoşuyorum. Ayağıma gelen her topu en doğru şekilde kullandığımı düşünerek koşuyorum durmadan. Performansımın iyi olması, en iyi şekilde oynayabilmem için elzem. Maçın yıldızı olmalıyım diyorum kendi kendime. Ne kadar bencilce öyle değil mi?
İşte belki de bu düşünce yüzünden, bu mükemmeliyetçilik tutkum yüzünden birden bire altüst oluyor tüm dengeler. Maçın 34. dakikasında hiç te beklenmedik bir anda, rakip takım yaptığı atak ile öne geçiyor.
Hayatspor: 1- Özlem: 0......
34 yaşında, ilk çocuğumu 9 ay, ikinci çocuğumu 11 ay emzirdikten sonra aile geçmişimde böylesi bir hikaye olmamasına rağmen, 8 Temmuz 2006 tarihinde teşhis konuluyor.
Meme CA......
Teşhis, biyopsi, ameliyat derken her şey beş gün içinde olup bitiyor. Hala inanamıyorum olanlara, etrafımda konuşulanlara, olacağı söylenenlere... Şok içindeyim... Tek yapabildiğim ağlamak, bağıra bağıra, hiç durmamacasına....
Bakamıyorum ne aynaya ne kocamın yüzüne. Utanıyorum, çekiniyorum hatta kendimden nefret ediyorum ama değil mi ki bana ihtiyacı olan dünyalar güzeli iki yavrum ve beni çok sevdiğini her fırsatta dile getiren, tüm bu acılara rağmen ayakta, dimdik duran bir kocam var, yutkunuyorum, alıştırmaya çalışıyorum hem kendimi, hem beynimi, hem de yüreğimi.
Ailelerimizle bir bütün olduk, kenetlendik ve hep birlikte el ele vererek inandık, söz verdik kendimize, birbirimize....
“Bu maçı alacağız başka yolu yok!”
Sıkıntı, üzüntü, umutsuzluk, acı, kabus ile dolu karanlık tünelde, sonunun aydınlık olacağını hayal ederek, inanarak, hissederek, sevgiyle ilerledik. Tutunduk hayata, bağlılığımızı dile getirdik sık sık, kopmadık, bırakmadık kendimizi ve düşüncelerimizi. Doktorlarımıza ve çevremizdeki dostların pozitif enerjilerine inanarak, sağlık ve şifa niyetine kabul ettik verilen her ilacı bünyeye.
Yorulduk, üzüldük, ağladık, durgunlaştık, küstük, yattık, kalktık, bıktık ama bırakmadık maçı, asıldık asılabildiğimiz kadar hayata, sevgiye, inandıklarımıza.
Sonuç mu?
Maç hala devam ediyor ama ben şu an maça yeni başlamış gibiyim, enerjik, hızlı, motivasyonlu.. Durumu eşitledim ya, benden mutlusu yok..
Gözüm skorboardda, aklım tüm varlığım ve tüm bedenimle kalan sürede...
Hayatspor : 1 – Özlem :1
Unutmayın son düdük çalmadan maç asla bitmez..
Umut dolu bir dipnot:
Bundan böyle İkinci Bahar’da hep birlikte olacağız. Umutlarımızı, hayallerimizi konuşup, birlikteliğimizden güç alarak hayata sımsıkı tutunacağız, negatif tüm düşünceleri, kötülükleri, umutsuzluğu geride bırakacağız. Umutla, sevgiyle, inançla ve de sağlıkla ileriye bakacağız daima.
Unutmayın, yalnız değiliz, değilsiniz, birlikteyiz.....
Özlem Aysoy
3 Ekim 2009 Cumartesi
Mutlu olun... Yalnız değilsiniz!!!
Gönüllüyüz hepimiz, birlikte elele, omuz omuza, sırt sırta...
Burada amaç destek, burada amaç paylaşmak, burada amaç biz yaptık, siz de yapabilirsinizi bir şekilde hissettirebilmek, anlatabilmek, aktarabilmek...
Mutlu olun, artık yalnız değilsiniz, çünkü biz varız. Pembe Güç ile yanınızdayız.
Pembe güç, meme kanseri ile yeni tanışmışların, tedavisi devam edenlerin, tedavisi tamamlanmış olanların, hasta yakını veya potansiyel sağlıklı, bilinçli tüm gönüllülerin birbirlerine destek, umut sevgi ve güç vermek üzere bir araya gelerek el ele, gönül gönüle olmak için başlattıkları bir oluşumdur.
Bu bilinçten yola çıkarak kurulan derneğimiz, bundan böyle meme kanseri hikayesi olan ve bu konudaki bilgi ve tecrübelerini paylaşmak isteyen amatör ruhlu ve gönüllü meme kanseri hastaları ve onların yakınlarına, destekçilerine kucak açacaktır.
Misyonumuz, öncelikle ve özellikle kendi yaşadıklarımızdan yola çıkarak meme kanserini tüm boyutları ile ele alarak, ulaşılabilecek maksimum sayıda kadına ulaşarak, erken teşhisin önemini kavratabilmek ve meme kanseri konusunda bilgilendirmek, bilinçlendirmek, ihtiyacı olanlara manevi anlamda destek olmaktır.
Vizyonumuz ise, bu konuda çalışan farklı grup ve organizasyonlarla bilgi paylaşımında bulunarak, derneğimizi güçlendirmek, amatör ruhumuzu yitirmeden, meme kanseri ile yeni tanışan kişilere manevi anlamda destek vermek, meme kanserinin erken teşhis ile ölümcül bir hastalık olmadığını anlatarak ülkemizde yapılan ve yapılacak olan tüm çalışmalara destek vermektir.
Gerek kültürel ve sosyo-ekonomik yapımızdan, gerekse toplum içinde tabu olan, yasak olan, konuşulması hoş karşılanmayan cinselliğin ve kadınlığın önemli bir simgesi olan memelerimize gereken önemi ve sevgiyi vermiyoruz, veremiyoruz. Hatta onların bir gün bir şekilde hastalanabileceklerini bile düşünemediğimizden doktora gitmiyoruz, kulaktan dolma bilgilerle hareket ederek, erken teşhis şansımızı azaltıyoruz.
Hanımlar, kadınlar, kızlar...
"Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı" içinde bulunduğumuz bu tarihte gelin siz de aramıza katılın...
Erken teşhisin hayat kurtardığını gelin birlikte haykıralım...
Kaynak : www.anneyiz.biz
Burada amaç destek, burada amaç paylaşmak, burada amaç biz yaptık, siz de yapabilirsinizi bir şekilde hissettirebilmek, anlatabilmek, aktarabilmek...
Mutlu olun, artık yalnız değilsiniz, çünkü biz varız. Pembe Güç ile yanınızdayız.
Pembe güç, meme kanseri ile yeni tanışmışların, tedavisi devam edenlerin, tedavisi tamamlanmış olanların, hasta yakını veya potansiyel sağlıklı, bilinçli tüm gönüllülerin birbirlerine destek, umut sevgi ve güç vermek üzere bir araya gelerek el ele, gönül gönüle olmak için başlattıkları bir oluşumdur.
Bu bilinçten yola çıkarak kurulan derneğimiz, bundan böyle meme kanseri hikayesi olan ve bu konudaki bilgi ve tecrübelerini paylaşmak isteyen amatör ruhlu ve gönüllü meme kanseri hastaları ve onların yakınlarına, destekçilerine kucak açacaktır.
Misyonumuz, öncelikle ve özellikle kendi yaşadıklarımızdan yola çıkarak meme kanserini tüm boyutları ile ele alarak, ulaşılabilecek maksimum sayıda kadına ulaşarak, erken teşhisin önemini kavratabilmek ve meme kanseri konusunda bilgilendirmek, bilinçlendirmek, ihtiyacı olanlara manevi anlamda destek olmaktır.
Vizyonumuz ise, bu konuda çalışan farklı grup ve organizasyonlarla bilgi paylaşımında bulunarak, derneğimizi güçlendirmek, amatör ruhumuzu yitirmeden, meme kanseri ile yeni tanışan kişilere manevi anlamda destek vermek, meme kanserinin erken teşhis ile ölümcül bir hastalık olmadığını anlatarak ülkemizde yapılan ve yapılacak olan tüm çalışmalara destek vermektir.
Gerek kültürel ve sosyo-ekonomik yapımızdan, gerekse toplum içinde tabu olan, yasak olan, konuşulması hoş karşılanmayan cinselliğin ve kadınlığın önemli bir simgesi olan memelerimize gereken önemi ve sevgiyi vermiyoruz, veremiyoruz. Hatta onların bir gün bir şekilde hastalanabileceklerini bile düşünemediğimizden doktora gitmiyoruz, kulaktan dolma bilgilerle hareket ederek, erken teşhis şansımızı azaltıyoruz.
Hanımlar, kadınlar, kızlar...
"Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı" içinde bulunduğumuz bu tarihte gelin siz de aramıza katılın...
Erken teşhisin hayat kurtardığını gelin birlikte haykıralım...
Kaynak : www.anneyiz.biz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)